Tarih
Türk Soy Kütüğü (Şecere-i Türk)
Ebü'l-Gazi Bahadır Han (Dr. Rıza Nur'un Türkiye Türkçesine aktarımı)
Türk Soy Kütüğü (Şecere-i Türk), Ebü'l-Gazi Bahadır Han (Dr. Rıza Nur'un Türkiye Türkçesine aktarımı). Atatürk’ün okuduğu bu eser, Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar derlemesinin 2. cildinde yer alır (PDF görüntü sırası 122). Derlemede bu kayıtta 15 altı çizili parça aktarılmıştır; yayımlanmış kenar notu kaydı yoktur.
Künye
- Eser
- Türk Soy Kütüğü (Şecere-i Türk)
- Yazar / çevirmen
- Ebü'l-Gazi Bahadır Han (Dr. Rıza Nur'un Türkiye Türkçesine aktarımı)
- Konu
- Tarih
- Alt konu
- Türk, Osmanlı ve Orta Asya tarihi
- Kitaplık
- Anıtkabir
- Envanter no
- 1579
- Derleme cildi
- 2
- PDF görüntü sırası
- 122
- Altı çizili parça
- 15
- Not kaydı
- 0
Atatürk’ün altını çizdiği satırlardan
Vurgulu kısımlar, derlemenin çevirisinde koyu dizilen, yani özgün sayfada altı çizili parçalardır. Metin OCR ile aktarılmıştır.
Yafes babasının emriyle Cudi dağından, İtil (Volga) ve Yayık (Ural) nehirleri kıyılarına geldi. İki yüz elli yıl orada yaşadı. Sonra öldü. Yafes'in sekiz oğlu var idi. Soyu çoğaldıkca çoğalmıştır. Oğullarının adları Türk, Hazar, Saklab, Rus, Ming, Çin, Kimari ve Tarih idi. Yafes ölürken büyük oğlu Türk'ü yerine getirerek diğer oğullarına "Türk'ü kendinize padişah bilin ve onun sözünden çıkmayın" dedi. Türk'e Yafesoğlu lâkâbını verdiler. Türk, pek âlim pek akıllı idi. Babasının ölümünden sonra birçok yerleri dolaştı. Sonunda bir yeri çok beğendi ve oraya yerleşti. Halen oraya Isığ Göl Iisık Göl) denir. İlk çadırı yapan padişah budur. Türklerdeki bir takım âdetler Yafes'den kalmıştır.
Kitap sayfası 13 · derleme cilt 2, PDF 129Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 129
Oğuz'un küçük kardeşi bunu işitmişti. Hemen güvenilir (sayfa 21) bir adam yollayarak olayı Oğuz'a bildirdi. Oğuz hemen yurda adamlar gönderip "Babam asker topluyor üzerime gelip beni öldürecektir. Beni seven bana gelsin, onu seven ona gitsin" diye haber gönderdi. Halkın çoğu Karahan'ı tercih etti. Halkın çok azı Oğuz Han tarafına geçti. Karahan'ın inileri (küçük kardeşleri) ve oğulları çoktu. Hepsi Oğuz tarafına geçtiler. Bu, kimsenin aklına gelmezdi. Oğuz Han bunlara Uygur adını verdi. Uygur Türkçe yapuşgur luymak,birbirine yapışmak! demektir.
Kitap sayfası 20 · derleme cilt 2, PDF 133Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 133
Tutuk akıllı, kudretli ve âdil bir padişah idi. Türklerin birçok âdetlerini o oluşturdu. İranlıların birinci padişahı Kiyumarus ile çağdaştır. Bir gün ava çıkıp bir geyik vurdu. Geyiği kebap yapıp yerken bir parça et yere düştü. Eti yerden alıp yedi. Et çok lezzetli geldi. Etin düştüğü yer tuzluk idi. Ondan sonra yemeklere tuz koydurttu. Bundan dolayı ilk tuzu o keşfetti. 240 yıl yaşadıkdan sonra öldü. Oğlu İlçe Han yerine geçti. O da çok yıllar padişahlık yaptıktan sonra öldü. Nuh'dan Alınca Han'a kadar Yafesoğulları Müslüman idiler. Alınca Han zamanında memleket çok gelişmişti ve halkı zengin olmuştu. Özbeklerin bir özdeyişi vardır. Der ki; “it semirince sahibini kapar”. O zaman onlarda bir âdet vardı ki birinin bir oğlu, bir kızı, ağabey veya inisi (sayfa 15) (küçük kardeşi) veya diğer bir değerli yakını ölse onun heykelini (korçak) yaparak evinde saklarlardı. Arasıra o heykeli öpüp sevip okşayarak bu falanın yüzü derlerdi ve putun önüne yemeklerinin ilk lokmalarını koyarlardı. Yüzlerini gözlerini puta sürüp önünde yere eğilirlerdi. İşte böylelikle haberleri olmaksızın putperestliği meydana getirdiler. Alınca Han'ın iki oğlu var idi. İkiz doğmuşlardı. Büyüğünün adı Tatar, küçüğünün adı Moğol idi. Alınca Han yaşlanınca ülkesini bu iki oğlu kendi aralarında paylaştılar. Bu iki kardeş bütün hayatları boyunca iyi geçindiler. İlk önce Tatar'dan sonra Moğol'dan bahsedeceğiz. n9 y Sayfa 17 Moğol Han'dan Cengiz'in doğuşuna kadar Moğol aslında Mong-ol'dur. Halkın dilinde değişerek Moğol olmuştur. Mong Türkçe kaygı demektir. Ol'un manası ise saadetlidir. Yani Moğol, Mongol'dur. Kaygılı, mutlu, huzurlu demektir. Moğollardan dokuz kişi padişahlık yapmıştır. Birincisi Moğol Han sonuncusu İl Han'dır. Şerafeddin Ali Yezdi, “Zafernâme” adlı eserinin ön sözünde; “Türklerde herşeyi dokuz defa yapmak âdettir. Zira Moğol hanlarının da her şeyi dokuz kere yapma geleneği vardı" der.
Kitap sayfası 4 · derleme cilt 2, PDF 131Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 131
Kaynak gösterme
Türk Soy Kütüğü (Şecere-i Türk) — Ebü'l-Gazi Bahadır Han (Dr. Rıza Nur'un Türkiye Türkçesine aktarımı). Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar, derleme cildi 2, PDF görüntü sırası 122. Envanter: 1579.
Tarih konusundaki diğer kitaplar
- BarbarlarProf. Louis Halphen2.828 altı çizili parça · Cilt 14
- Rusya nın TarihiAlfred Nicolas Rambaud1.148 altı çizili parça · 1 not · Cilt 15
- Asya TarihiPrf. Dr. Herbert Gowen912 altı çizili parça · Cilt 13
- Mısır ın DramıRaymond Colrat620 altı çizili parça · 2 not · Cilt 13
- Kaybolmuş Mu KıtasıColonel James Churchward576 altı çizili parça · 8 not · Cilt 10
- İslâm Tarihi, Cilt 3Leon Caetani (çev. Hüseyin Cahit)559 altı çizili parça · 1 not · Cilt 3