Tarih
Umûmî Tarih (Eski Çağ – Orta Çağ)
Ahmet Refik
Umûmî Tarih (Eski Çağ – Orta Çağ), Ahmet Refik. Atatürk’ün okuduğu bu eser, Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar derlemesinin 3. cildinde yer alır (PDF görüntü sırası 69). Derlemede bu kayıtta 36 altı çizili parça aktarılmıştır; yayımlanmış kenar notu kaydı yoktur.
Künye
- Eser
- Umûmî Tarih (Eski Çağ – Orta Çağ)
- Yazar / çevirmen
- Ahmet Refik
- Konu
- Tarih
- Alt konu
- Avrupa ve Akdeniz tarihi
- Kitaplık
- Anıtkabir
- Envanter no
- 1313
- Derleme cildi
- 3
- PDF görüntü sırası
- 69
- Altı çizili parça
- 36
- Not kaydı
- 0
Atatürk’ün altını çizdiği satırlardan
Vurgulu kısımlar, derlemenin çevirisinde koyu dizilen, yani özgün sayfada altı çizili parçalardır. Metin OCR ile aktarılmıştır.
TÜRKLERİN İSLÂMİYET'İ KABULDEN EVVELKİ MEDENİYETLERİ Eski Türklerde Din Türkler, aşiret halinde yaşarlardı. Aşiretler klanlardan oluşmaktaydı. Her klanda bir hayvan kutsal kabul edilir, o hayvan o kabilenin totemi, yani ongunu olurdu. Bu hayvanın eti yenmezdi. Bundan dolayı Eski Mısırlılarda olduğu gibi, Türklerde de Totemizm denilen bir din vardı. Türkler atalarının ruhuna da ibadet ederlerdi. Yılda bir kez atalarının, yerin, göğün ve atalarından saydıkları kurdun ruhuna kurbanlar keserler, âyinler yaparlardı. Türkler daha sonraları il, belde halinde yaşamaya başladılar. Her il, kendi ongunu olan hayvanın adıyla anılmaya başlandı. Koyun, Tunguz gibi. Hatta insanlara bile kuş ve hayvan adları koydular: Tuğrul, Doğan, Çakır, Pars, Arslan gibi. Aile Teşkilatı nenin kardeşi olurdu. Eş dayının nüfuzuna tâbi idi. Her klanda fertler arasında büyük bir bağ mevcuttu. Türkler, bir kaç aşiretten il teşkil ettikleri zaman, yurt teşkilâtı da vücuda geldi. Aile ocağı önemli bir vazife ifa etmeye başladı. Ocakta iki ruh vardı. Atanın ruhu ve onların atalarının ruhu. Her aile kendi ocağının ruhlarına ibadet eder, onlar için yanan ateşin sönmemesine dikkat ederdi. Ocağın sönmesi ailenin mahvı demekti. Kadın ailede önemli bir yer işgal ederdi. Erkekler bir kadınla evlenirler, kadını idareye de iştirak ettirirlerdi. $ ayfa : 620
Kitap sayfası 116 · derleme cilt 3, PDF 83Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 83
Milli Destanlar Türklerde milli destan çok eskidir. En önemlisi Oğuz Destanı'dır. Bu destan Hiyung-Nu ve Tukyulardan, Uygurlara kadar devam etti. Kitab-ı Dede Korkut, Oğuz Destanı'nın bir kısmıdır. Oğuz Destanı, Türklerin Müslüman olmasından önce vücuda getirilmiştir. Türklerin İslâmiyet'i kabulünden sonra bazı yerleri değiştirilmiştir. Oğuz Destanı, Oğuz'un hayatından, memleketini oğullarına nasıl paylaştırdığından söz eder. Oğuz Destanı'ndan sonra en önemli destan, Ergenokon Destanı'dır. Bu destan Tukyular devrine ait olup Oğuz Destanı'nın bir Tukyuların imhasından kalan bir delikanlının, Bozkurt aracılığı ile Ergenokon'dan nasıl kurtulduğundan söz eder. Bu destanlar da derece sadık kalmışlardır. Ticaret ve İktisat Türkler, Hindistan, İran ve Bizans'a ticaret yaparlardı. Türklerin komşularıyla ticaret için izledikleri en önemli kervan yolları; Gobi ile Tarım havzasından geçen yollardır. Bu yollardan İran, Azerbaycan, Irak ve Suriye havalisine gidilirdi. Türkler, İran ile Bizans'a malları bu yollardan sevk ederlerdi. Türkler, ticari ilişkileri sayesinde Yunan, İran, Hint, ve Çin uygarlıkları ile temasta bulundular. Temas ettikleri kavimlerin dinlegarlığı idi. re mensup kavimler tarafından asla temsil edilmediler. Temas et-
Kitap sayfası 623 · derleme cilt 3, PDF 92Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 92
Şiir ve Müsiki Türklerin çok eski zamanlardan beri milli edebiyatları vardı. Eski Türklerin şairleri ozanlardı. Bunlara Altay Türkleri Kam; Kırgızlar Baksı derlerdi. Ozanlar hekimlik, sihirbazlık ve rakkaslık da yaparlardı. Cinleri kovarlar, hastaları iyi ederlerdi. Bu merasimi yaptıkları sırada türkü söylerler, oynarlar ve saz çalarlardı. Çaldıkları saza Kopuz derlerdi. Hükümdarların sarayında çoğunlukla ozanlar bulunurdu. Bunlar hükümdarlara kahramanlık menkıbeleri terennüm ederler, cenazelerde mersiye okurlardı. Mersiye, ölünün kahramanlığına ve faziletine ithaf olunan şiirdi. Mersiyelere, Sagu derler ve hece vezniyle yazarlardı. Güzel Sanatlar Türkler, güzel sanatlardaki başarılarını Turfan'da da gösterdiler. Bu şehirde kitabeler yazdılar, sanayi eserleri vücuda getirdiler. Turfan'da yapılan kazılar sonucunda pek çok nefis eserler sanatlarda da ileri gittikleri anlaşıldı. Türkler, Orta Asya'da ileri uygarlık eserleri ortaya koydukları gibi, göçlerinden sonra Doğu Avrupa'da aynı yolda devam ettiler. Son zamanlarda Macaristan'da Hunlardan kalma önemli sanat eserleri de meydana çıktı. Atilla definesi tabir olunan bu define de halis altından yirmi üç vazo vardır. Vazoları vücuda getirenler hep Türk sanatkârlarıdır. Üzerlerinde ejder resimleri ve hayvan kavgalarını tasvir eden figürler mevcuttur. Vazolarda süslemelere ilişkin şekiller mükemmeldir. Vazolara verilen şekiller ustacadır. Bu eserlerin çoğu Avrupa müzelerindedir.
Kitap sayfası 622 · derleme cilt 3, PDF 91Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 91
Kaynak gösterme
Umûmî Tarih (Eski Çağ – Orta Çağ) — Ahmet Refik. Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar, derleme cildi 3, PDF görüntü sırası 69. Envanter: 1313.
Tarih konusundaki diğer kitaplar
- BarbarlarProf. Louis Halphen2.828 altı çizili parça · Cilt 14
- Rusya nın TarihiAlfred Nicolas Rambaud1.148 altı çizili parça · 1 not · Cilt 15
- Asya TarihiPrf. Dr. Herbert Gowen912 altı çizili parça · Cilt 13
- Mısır ın DramıRaymond Colrat620 altı çizili parça · 2 not · Cilt 13
- Kaybolmuş Mu KıtasıColonel James Churchward576 altı çizili parça · 8 not · Cilt 10
- İslâm Tarihi, Cilt 3Leon Caetani (çev. Hüseyin Cahit)559 altı çizili parça · 1 not · Cilt 3