A│KATATÜRK’ÜN KİTAPLIĞI

Sözlükler ve ansiklopediler

Naci Sözlüğü (Lügat-i Naci)

Muallim Naci

Naci Sözlüğü (Lügat-i Naci), Muallim Naci. Atatürk’ün okuduğu bu eser, Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar derlemesinin 6. cildinde yer alır (PDF görüntü sırası 293). Derlemede bu kayıtta 25 altı çizili parça aktarılmıştır; yayımlanmış kenar notu kaydı yoktur.

Künye

Eser
Naci Sözlüğü (Lügat-i Naci)
Yazar / çevirmen
Muallim Naci
Konu
Sözlükler ve ansiklopediler
Kitaplık
Anıtkabir
Envanter no
118
Derleme cildi
6
PDF görüntü sırası
293
Altı çizili parça
25
Not kaydı
0

Atatürk’ün altını çizdiği satırlardan

Vurgulu kısımlar, derlemenin çevirisinde koyu dizilen, yani özgün sayfada altı çizili parçalardır. Metin OCR ile aktarılmıştır.

rasâfet, rasânet: Arapça Dayanıklılık, sağlamlık: binanın rasaneti.

Kitap sayfası 390 · derleme cilt 6, PDF 306Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 306

hafaza: Arapça (hâfızlın çoğulu. İnsanın yaptıklarını yazmakla görevli olan melekler: Büyük Hafaza.. Hakk: Arapça Tanrı: "Yokluk benim temizliğimdir, varlık Tanrı'nındır-Nâbi" İşin özüne uygun olan, doğru, değişmez, doğruluğu ortaya çıkan, boş olmayan: hak itikat. hakkın kabulü. "Hakdır bu ki şaşkın ve dilsiz idim ben Galib." Bu anlamda (hakka) biçiminde dişil yapılır: hakka inançlar. hakka mezhepler İnsan üzerine gerekli olan, kendisine ait olan şey, özel: açık hakk. Kimse hakkının kaybolmasını istemez. "Filan şey hakkında ne dersin?" gibi yerlerde (filan şeye ilişkin, filan şeyle ilgili) anlamı kastolunur. Bu durumda daima (da) ile kullanılır. "Hakkında böyle diyorlar" denilir. "Hakkına böyle diyorlar" denilmez. hakbin: Hak görücü, hakkı görücü, gören: hakbin göz Isayfa 318) hakbin hakim. "Hakbin göz olmadıkça doğa insana aydınlık görünmez. - Penceresi bulunmayan ev ışıklı güneşten herhangi bir ışık alır mı? -Fitnat". hakbinâne: Doğruyu görürcesine. hakbini: Doğruyu görücülük. hakperest: Doğruya tapıcı, tapan. hakperestâne: Doğruya tapıyor olana yakışacak biçimde. hakşinas: Hak tanıyıcı, tanıyan, hakka uygun davranan, doğruya uyan. hakşinasâ- » ne: Doğruyu tanıyana yakışacak biçimde. hakşinâsi: Doğruyu tanıyıcılık. hakgü: Doğru söyleyici, söyleyen. hakgüyâne: Doğruyu söyleyene yakışacak biçimde. hakgüyi: Doğruyu söyleyicilik. bihakkın: haklı olarak, hakkıyla, gerçekten. nâhak: Hak değil, haksız: nâhak karar. "Ey Tanrı'm! Kişi şu dünyada nâhak yere dara çekilmesin! - Avni". El-hakku mürr: Doğru söz acıdır. El-Hakku ehakku inne yüttebi: Tanrı bağlanılmaya en çok layık olandır. El-hakku yuallu vela yualli aleyh: Hak üstün gelir. Ona üstün gelinmez. hakka: Arapça Doğrusu: "Yer yüzüne indi. Hakka bir rahmet belirtisi gibiydi. -Na-ı şerif-Sâbit". Bazen (ki) ile kullanılır ve o halde (doğrusu bu ki) makamına kaim olur: "Hakka ki kasidede Zuheyr isimli şaire kimseler benzeterek şiir yazmaya cesaret etmedi. -Ziya”. Buna eş olacak biçimde (elhak) da denilir Hak olarak gerçekten: Hakka müminim. (hakkan) sözcüğünün hafif biçimidir.

Kitap sayfası 317 · derleme cilt 6, PDF 304Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 304

hayât: Arapça Dirilik: hayat durumu. hayat süresi. hayatefzâ: yaşam artırıcı; artıran. hayatbahş: Hayat verici, veren. hayat-ı cavidan: Ölümsüz yaşam: "Canını senin yolunda vermeyen kişi ölümsüz hayat bulmaz. -Fuzuli"

Kitap sayfası 322 · derleme cilt 6, PDF 305Kalıcı bağlantı Kaynak sayfa 305

Kaynak gösterme

Naci Sözlüğü (Lügat-i Naci) — Muallim Naci. Atatürk’ün Okuduğu Kitaplar, derleme cildi 6, PDF görüntü sırası 293. Envanter: 118.

Sözlükler ve ansiklopediler konusundaki diğer kitaplar

Sözlükler ve ansiklopediler konusundaki bütün kitaplar →

Etkileşimli haritada keşfet